olacak Şehzade Selimşah'ın babasıile 3 Ağustos 1511'de Çorlu, Uğraşdere'de yaptığı ve gerek 24 yıllık ve gerekse 8 yıllık saltanatında kaybettiği tek savaş. Celalzade Mustafa Çelebi, Yavuz Sultan Selim hayranlığı ile yazdığı Selimname'de:
"Haşa ve kella" diyerek bunun "iftira ve töhmet" olduğunu yazsa da, daha başka dönem kaynaklarından bugün büyük bir savaş olduğu ve Şehzade Selimşah'ın ölümden dönerek ağır kayıp vererek yenildiği ve son anda atı Karaduman'a binerek yeniden Kefe'ye geçtiği görülmektedir.
Şehzade Selimşah, bir daha geri dönmemek üzere kapı halkından yanına aldığı 300 Trabzonlu ile Kefe'ye geçmiş, Mengi Giray ile görüşüp desteğini almış Mengli Giray'ın oğlu Saadet Giray ile bin Tatar süvari ve Rumeli'deki 3 bin...
Eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Kısa Yazılar
Filtreler
Seçimler gösteriliyor:
Yükleniyor...
IV. Murad, tam bir at meraklısı ve usta bir binici idi. Hareket halinde iken bir attan diğer bir ata ayağı yere değmeden binebiliyordu. 300 kadar atı vardı. Cenazesinde atlarının kısmının eski Türk adetince eyerleri ters çevrildi ve cenazenin önünde yürütüldü.
Atlarından bazılarının isimleri, Rahişye, Evren, Saçlı, Doru, Mercan, Celalî, Guzî, Edhem, Hüma, Kapuağası Dorusu, Aslan Dorusu, Cebeli Doru, Kayfışoğlu Dorusu, Ağa Alacası, Şam Alacası, Aşkarı Behram, Dağlar Delisi, Sürahi-i Serefraz, Dilnevaz.
Kaynak: Kasım Bolat
Havai fişek, günümüzde olduğu gibi eski dönem eğlencelerinin de en çok kullanılan görsel şöleni idi. Bu yüzden 1582 Sünnet Düğünü eğlencelerinde kullanılmak üzere bir çok havai fişek hazırlandı.
Rumeli Beylerbeyi İbrahim Paşa'nın hazırlattığı ve huzura getirilen havai fişekler
Vezir Mehmed Paşa'nın sünnet düğünü eğlencelerinde kullanılmak üzere "ilettiği" havai fişekler.
Yeniçeri Ağası Ferhad Ağa'nın sünnet düğünü eğlencelerinde kullanılmak üzere hazırlattığı havai fişekler.
Dördüncü Vezir Mesih Paşa'nın hazırlattığı havai fişekler.
İkinci Vezir Siyavüş Paşa'nın hazırlattığı Havai fişekler
1757-1774 yılları arasında hükümdarlık yapan III. Mustafa'nın imparatorluğun ve düşmanlarının durumunu ölçüp-tartmadan bir savaşa girerek başarı kazanma isteğini yıllarca Osmanlı tarihinin en büyük sadrazamlarından biri olan Koca Ragıp Mehmet Paşa engellemişti.
III. Mustafa, savaşa girmek için devamlı olarak mesele çıkaran sadrazamına bir gün "Eğer mesele para ise Edirnekapı'dan Rusçuk'a kadar iki keçeli altın dizerim" deyince, Koca Ragıp Paşa'nın şu cevabı tarihe geçmişti:
"Devleti Aliyyeniz eskiden beri yapmış olduğu savaşlarda muharip aslan olduğunu düşmanlarına göstermiştir. Fakat şimdiki halde sadece uzaktan bir aslana benzer. Yanına gelindiğinde dişleri ve tırnaklarının döküldüğü görülür. Muharebe esnasında düşman bu hâlini...
Sultan Abdülhamid'in Yıldız Suikastı sırasındaki soğukkanlılığı ve korku eseri göstermemesi, hem ülke içinde, hem de ülke dışında çok konuşulmuştu. Fransız Figaro gazetesi muhabiririnin yazdığı ve gazetesinin 27 Temmuz tarihli sayısında yer alan değerlendirmesi bu açıdan aktarılmaya değerdir:
"(...) Sultan'ın soğukkanlığı ve genarellerinden çoğuna cesaret verdi. Arabada oğlu Burhaneddin'i yanına oturttu ve kalabalığın ortasından rahatça geçti. Muhafız askerler önce çevresine gelmişlerdi. Onlara gayet sakin ama kararlı bir şekilde 'Çekilin' diye bağırdı. Beş dakika sonra elçi Baron Calice'i kabul ediyordu. Hiçbir şey olmamış gibi sakin davrandığı görüldü. Suikastin peşinden kapatılan saray parmaklıklarının açılmasını emretti. Bütün...
Fatih'in en büyük kaygısı; İstanbul'u imparatorluğa layık bir şehir yapmaktı. Ayasofya'yı camiye dönüştürdükten sonra zengin vakıf gelirleri vakfetti, geliri yılda 14 bin altına varıyordu. Bir Ayasofya mimarı devamlı tamir işlerini gözetirdi.
Hristiyan Avrupa'nın hâlâ diline doladığı "Ayasofya Klisesi", bu tahsisat olmasaydı, bugün bir harabeye dönerdi.
Kaynak: Prof. Dr. Halil İnalcık, Tarihe Düşülen Notlar II