Kısa Yazılar

Tuğra ve Humayun
Sırp Sındığı Zaferi'nden sonra Türkler bütün Trakya'yı, Bulgaristan'ı ve Sırbistan'ın bir kısmını ele geçirdiler. Sırp kralının yerine geçen oğlu Marko, Osmanlı Devfeti'ne boyun eğdi. Raguza Cumhuriyeti padişaha elçi göndererek bir ticaret anlaşması imzalamış, sonra elini mürekkebe batırarak, üç parmağı ortada birleşmiş, başparmağı ile küçük parmağı ayrılmış olarak, andlaşma yazısının baş tarafına basmıştı. Osmanlı padişahlarının nişanı olan tuğra bundan sonra ve bu damgaya benzetilerek yapılmış, zamanla çok geliştirilmiş, sanat eseri haline getirilmiştir. Fakat el basma geleneği çok eskiden beri vardı ve taahhüt etmek anlamına geliyordu. Oğuzlar tuğraya "tuğrak" derlerdi ki bu Oğuz Han'ın ungunu, yani sembolü olan bir kuşun resmiydi...
I. Murad'ın tahta çıkışı
Orhan Gazi'nin ölümünden sonra Osmanlı tahtına I. Murad çıktı (1362), O da babası ve birkaç yıl önce ölen ağabeyi Süleyman Paşa gibi, iyi öğrenim görmüş, aynı zamanda savaş meydanlarında tecrübelerini arttırmıştı. Tahta çıktığı zaman 36 yaşındaydı ve 27 yıl saltanat sürdü. Murad Çelebi küçük yaşta Bursa Sancak Beyi oldu. En büyük tecrübeyi ağabeyi Süleyman Paşa'nın Gelibolu'daki sarayında, Rumeli fütuhatını sürdüren ünlü kumandanların yanında kazandı. "Gülçiçek Hatun" adında, güzelliği ve iyi ahlakı ile ün salmış bir Türk kızıyla evlenmişti. "Hüdavendigar" ve "Gazi Hünkar" lakaplarıyla da anılan I. Murad, bir yandan Rumeli'de fütuhatı devam ettirirken, öte yandan Anadolu'da kendi soydaşlarıyla da savaşmak zorunda kaldı. Gerçi tahta...
Orhan Gazi'nin ölümü
Orhan Gazi 1362 yılında, 81 yaşında iken öldü. Türbesi Bursa'dadır. Uzun boylu, pembe-beyaz tenli, iri ela gözlü, çatık kaşlı, koç burunlu, seyrek sakallı idi. Kulağında siyah bir beni vardı. Zeki, uzağı gören, teşkilatçı olan Orhan Gazi, beyliği tam devlet haline getiren hükümdardır. iyi huylu idi. Fethettiği yerlerin halkına çok iyi davranırdı. İdari teşkilat ve arazi taksimatı kanunları onun zamanında yapıldı. Arazı için 'tımar', 'zaamet' ve 'has' teşkilatı kabul edildi. Vergi işleri bir düzene sokuldu. Bütün bu teşkilatlanmanın esası Oğuz töresine uygun olarak meydana getirildi. Kazaskerlik makamı da kuruldu ve ilk kazasker (kadı asker) Mevlana Çandarlı Kara Halil oldu. Askere börk giydirildi ve yeni bır üniforma kabul edildi...
Orhan Gazi'nin Eşleri ve Çocukları
Orhan Gazi'nin ilk eşi Nilüfer Hatun (Holofira) Yarhisar tekfurunun kızıydı. Bu eşinden Süleyman Çelebi, Murad Çelebi, Kasım Çelebi adında oç oğlu oldu. Türkmen boylarında büyük kardeşe "Paşa" (baş ağa) demek gelenek olduğu için Süleyman Çelebi hep Süleyman Paşa olarak anıldı. ikinci eşi yine bir Bizans prensesi olan Asporça, Uçüncü eşi Bizans hükümdarı Kantakuzenos'un kızı Teodora'dır. Teodora ile evlendiği zaman 58 yaşında, Teodora ise 18 yaşında idi. Siyasi sebeplerle yapılan son iki evlilikten de çocukları oldu. Asporça'dan İbrahim Çelebi adında bir oğlu, Fatma Hatun adında bir kızı, Teodora'dan ise Halil Çelebi adında bir oğlu olmuştur. Teodora Müslüman olmamıştı Hristiyan anadan doğan çocuklar veliaht olamazlardı. Önce Süleyman...
Süleyman Paşa'nın Ölümü
Süleyman Paşa'nın komutasında fetihler ard arda tamamlanıyor, batıya doğru ilerleme devam ediyordu. Yazık ki bütün Rumeli'yi fethedecek kadar yaşamadı. 1358 yılının bir yaz gününde ava çıkan Süleyman Paşa, havalandırdığı doğanını takip etmek için hızla at koşturdu. Fakat arazi çok engebeliydi. Bir ara atının ayağı bir şeye takıldı ve düştü. Süleyman Paşa'nın başı da bir kayaya çarptı ve birkaç saat sonra öldü. Ölmeden önce son sözleri şu olmuştu: "Tanrı bana biraz daha ömür nasip etse idi bütün Rumeli'yi fethederdim. Beni bu topraklara gömün, ama arkadaşlarım, karındaşlarım mezarımı düşmana çiğnetmesin." Rumeli fatihi şanlı kumandan Süleyman Paşa, Bolayır'a gömüldü. Arkadaşları onun mezarını düşmana çiğnetmediler. Süleyman Paşa...
Ankara Ahi Cumhuriyeti
Süleyman Paşa ve kumandanları, Orhan Gazi'nin kayınpederi olan Kantekuzenos'a destek amacıyla yaptığı savaşlarda Rumeli'yi tanımışlardı. Artık fetih hazırlıklarını başlatabilirlerdi. Kantakuzenos, tahtını koruyan Türkler'e Gellbolu'daki Çimpe Kalesini askeri üs olarak verdiği için, Süleyman Paşa bir miktar askerini burada bırakarak Anadolu'ya döndü. Rumeli'nin fethi için hem asker olarak, hem de fethedilen yerleri Türkleştirmek için çok sayıda Türk nüfusa ihtiyaç vardı. Bu maksatla Ankara'ya yöneldi. O dönemde Ankara'da Ahi Cumhuriyeti kurulmuş ve Türkler'in en yoğun olarak bulunduğu bölge de burasıydı. Orhan Gazi oğlu Süleyman Paşa'yı bu bölgeye gönderdi. Süleyman Paşa'da Ankara ve dolaylarını Osmanlı topraklarına kattı (1354)...
Osmanlıların Rumeli'deki İlk Adımları
İmparator III. Andronnikos'un ölmesi ile Bizans'ta kargaşalık artmış, yerine 5 yaşındaki Oğlu V. İonnes Paleologos çıkarılmıştı. Saray nazırı Kantekuzenos çocuk imparatora vasi tayin edildi. Hırslı bir adam olan Kantekuzenos imparatorluk tahtına göz dikmişti. Emrindeki kuvvetlere güvenerek Dimetoka'da imparatorluğunu ilan etti. İstanbul ve Edirne halkı onun imparatorluğunu tanımadı. Bulgarlar'la Sırplar da ona karşı idiler. Bu durumda Kantekuzenos, Aydınoğlu Gazi Umur bey'den yardım istedi. Gazi Umur Bey yardım gönderdi ama Haçlı donanması İzmir'e gelip Umur Bey'in gemilerini yakınca daha fazla ve elkili yardımda bulunamadı. Bulgarlar, Sırplar ve İstanbul tarafından sıkıştırılan Kantekuzenos, 1345 yılında Orhan Bey'den yardım istedi...
Cihana doğru gelip, doğru gidenler
Osman Gazi'nin hayatı ve yaptıkları, ilk Osmanlı padişahı, dünyanın en uzun ömürlü hanedanına en büyük imparatorluğuna ad veren bir kurucu olduğu için önemlidir. Onun padişah oluşu Türk tarihinde bir çağın başlangıcıdır ve tarihin akışını değiştiren büyük bir olaydır. Fakat bu muhteşem imparatorluğun kurucusu ne tek başına Osman Gazi idi, ne de onun 400 çadırlık göçebe aşireti! Önce, bu 400 çadırın bir "gezgin site" niteliğinde olduğunu belirtmek gerekir. Türklerde göçebelik, "bozkır göçebeliği" idi. Medeniyet kuran bir göçebelikti. Topluluk içinde namlı cengaverlerden başka derviş gaziler de vardır ve Ertuğrul Gazi, Osman Gazi, Orhan Gazi bu derviş gazilerinde de reisi idiler. Din ulusu Şeyh Edebali, Bektaşilerin piri Hacı Bektaş...
Osman Gazi'nin ölümü ve vasiyeti
Osman Gazi'nin son yıllarda Nikris hastalığından (romatizmanın ağır bir türü) ızdırap çektiğini, yürüyemez olduğunu, idareyi oğlu Orhan'a verdiği bilinmektedir.Bursa'nın fethinin de 1326'da olduğu kesindir. Osman Gazi'nin 1324'te mi yoksa 1326'da mı öldüğü konusunda ise tereddütler vardır. Tarihler umumiyetle ölüm tarihini 1326 olarak gösteriyorlar. Fakat, Orhan Gazi'nin vakfiyesine ve 1324'te kendi adına para bastırmış olduğuna dikkat çekerek, Osman Gazi'nin de bu tarihte, yani 1324'te ölmüş olabileceğini ileri sürenler de vardır. Neşri tarihinde, Osman Gazi'nin Bursa'nın alınmasından önce ölmüş olabileceğini düşündüren şöyle bir paragraf bulunuyor; "... Kaleyi kuşatırken Osman Gazi Allah emrine vardı. Kale üzerinden göçtü. Bir kul...
Geri
Üst Alt