İş Hayatı

İzin Almadan Evlenip İşinizden Olmayın

İzin Almadan Evlenip İşinizden Olmayın isimli yazıyı, bir Yargıtay Kararını kapsamında, çalışanara yönelik tavsiye amacıyla eklemekteyim.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi,   2015/28743 Esas ve  2018/23360 Kesin sayılı kararında, emsal bir karara imza atmış. Kararın oluşu şu şekilde özetlenmiştir:

Bir işyerinde çalışan genç, izin alıp evlendiğini ama sonrasında işyerine gittiğinde iş akdinin fesh edildiğini öğrendiği belirtmiştir. Bu iddialarına bağlı olarak, kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesi talebiyle İş Mahkemesi’nde dava açmıştır. İşveren vekilinin cevabında ise, durumun tam tersi olduğu ve çalışanın herhangi bir izin almaksızın ve haber vermeksizin peş peşe 5 işgünü işe gelmediği beyan edilmiş ve davanın reddi talep edilmiştir.

Davanın görülmesi sonrasında yerel mahkeme, devamsızlık fiili olsa bile, bunun haklı bir sebebe dayandığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar vermiştir.

Konunun işverence temyiz edilmesi sonucunda Yargıtay aşağıdaki kararıyla emsal niteliğinde bir karara imza atmıştır:

Yargıtay Gerekçesi

İş sözleşmesinin, işçinin devamsızlıkta bulunması nedeniyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinin (II) numaralı bendinin (g) alt bendinde, “işçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi” halinde, işverenin haklı fesih imkanının bulunduğu hükme bağlanmıştır.

İşçinin işe devamsızlığı, her durumda işverene haklı fesih imkanı vermez. Devamsızlığın haklı bir nedene dayanması halinde, işverenin derhal ve haklı nedenle fesih imkanı bulunmamaktadır. İşçinin hastalığı, aile fertlerinden birinin ya da yakınlarının ölümü veya hastalığı, işçinin tanıklık ve bilirkişilik yapması gibi haller, işe devamsızlığı haklı kılan nedenlerdir. Mazeretin ispatı noktasında, sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadığı sürece özel sağlık kuruluşlarından alınan raporlara da değer verilmelidir.

Devamsızlık süresi, ardı ardına iki iş günü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü ya da bir ayda üç iş günü olmadıkça, işverenin haklı fesih imkanı yoktur. Belirtilen iş günlerinde hiç çalışmamış olunması gerekir. Devamsızlık saatlerinin toplanması suretiyle belli bir gün sayısına ulaşılmasıyla işverenin haklı fesih imkanı doğmaz.

Devamsızlık, işçinin işine devam etmemesi halidir. İşyerine gittiği halde iş görme borcunu ifaya hiç başlamayan bir işçi devamsızlıkta bulunmuş sayılmamalıdır. İşçinin yapmakla yükümlü olduğu ödevleri hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi ayrı bir fesih nedeni olup, bu durumda 4857 sayılı Yasanın 25/II-h maddesi uyarınca değerlendirme yapılmalıdır.

Yargıtay Gerekçesi Devamı

Maddede geçen “bir ay” ifadesi takvim ayını değil ilk devamsızlıktan sonra geçecek olan bir ayı ifade eder. İlk devamsızlığın yapıldığı gün ayın kaçıncı günüyse takip eden ayın aynı günü bir aylık süre sona erer. Son ayda ilk devamsızlığın gerçekleştiği günün bulunmaması halinde, son ayın son günü bir aylık süre dolmuş olur. Sonraki devamsızlıklar ise takip eden aylık dönemler içinde değerlendirilir.

Somut uyuşmazlıkta; davacının 2013 Kasım ayının 7,8,9,11 ve 12’nci günleri olmak üzere peş peşe 5 iş günü işe gelmediğine dair mümziileri bölüm şefi Ünal, bölüm müdürü İlker ve personel işleri uzmanı Nesrin’in davalı … olarak dinlendiği tutanaklar ile işverence devamsızlık nedeniyle iş akdinin feshedildiğinin davacıya bildirildiği … 40. Noterliği’nin 12.11.2013 tarih ve 27230 yevmiye numaralı ihtarnamesi dosyada mevcuttur.

Davacı taraf belirtilen günler evlilik nedeniyle işverenin bilgisi dahilinde işyerine gelmediğini, bir nevi izin kullandığını savunmaktadır. Ancak davalı tanıkları, davacının evleneceğini bildiklerini fakat davacının izinli olmayıp haber vermeden işyerine gelmemiştir. Davacının devamsızlık yaptığı süre içinde kendisine ulaşamadıklarını, farklı kişilerden davacının nişanlısını bırakıp başka biri ile kaçtığını öğrenmişlerdir. İş akdi feshedildikten sonra davacının işyerine gelerek evlilik cüzdanını gösterip gelmediği sürelerde izinli sayılmayı talep ettiğini beyan etmişlerdir.

Davacıya evlilik nedeniyle izin verilip peşinden devamsızlık nedeniyle işten çıkarıldığını duyduklarını beyan etmişlerdir. Davacı tanıkları Melehat ve Ertuğrul’un ise davacının iş akdi sona erdiğinde işyerinde bulunmadıkları kendi ifadeleri ile sabit olup bu tanıklar davacıdan duyduklarını aktarmaktadır.

Bu sebeplerle fesih tarihinde işyerinde bulunan, her biri davacının silsile ile amiri konumundaki davalı tanıklarının beyanlarına üstünlük tanınıp iş akdinin işverence devamsızlık nedeni ile haklı olarak feshedildiği kabul edilerek kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken kabulü bozmayı gerektirmiştir.

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 17/12/2018 günü oybirliği ile karar verildi.

İzin Almadan Evlenip İşinizden Olmayın

Üstte teknik olarak tamamının yer aldığı karar özetinde, işe gelmemenin haklı bir nedeni olsa da, devamsızlık yapılmadan önce işverenin bilgilendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Yargıtay kararındaki konu evlilik ile olduğu için başlığımız bu yönde olsa da, çalışanların işverenlerine karşı sorumlulukları kapsamında bilgi vermeleri elzemdir. Günlerce ortada görünmeyip, sonrasında geçerlide olsa bir mazeret belgesi ile ortaya çıkmak durumu kurtarmayabilir.

Bu yazımın faydalı olması temennisiyle…

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün