17 Kasım 1912 tarihinde Balkan Savaşları esnasında, Çatalca’da Bulgarlar tarafından Alaiye Taburunun Şehit Edilmesi ile ilgili tüm detayları bu yazıda bulabilirsiniz.

17 Kasım 1912 günü, 9. Tümen savunma bölgesine 3. Bulgar Tümeni’nin 2. Tugay birlikleriyle, ( 29. ve 32. Piyade Alayları) yaptığı taarruzlara karşı, 9. Tümenin Mürettep 1. Alayı’nın Nevşehir ve Ürgüp Redif Taburları ve sonra da 26. Nizamiye Alay Taburunun bir kısım kuvvetleri, üç-dört saatlik mukavemetten sonra, ileri Tabya’nın güneybatısındaki ileri mevzilerden geri çekilmişlerdi. Nevşehir ve Ürgüp Taburlarının terk etmiş oldukları bu mevziler, bir kısım Bulgar kuvvetleri (32. Piyade Alayının bir kısım birlikleri) tarafından işgal edilmişti. Bulgarların 29. Piyade Alayı ile 32. Piyade Alayının diğer kuvvetleri, Türk kuvvetlerinin asıl savunma mevzileri önünde durdurulmuştu.

Bu durum karşısında, 17 Kasım 1912 günü akşamı, 3. Kolordu Komutanının emirleriyle, 85. Piyade Alayı ve Trabzon Gönüllü Taburu tarafından yapılan bir karşı taarruzla bu mevziler geri alınmış ve bu alayın taburları (3. Tabur sağda, 2. Tabur solda olmak üzere) tarafından işgal edilmişti. Bu arada 9. Tümenin ihtiyat kuvvetleri arasında bulunan Alaiye taburu, İleri Tabyanın batısındaki ileri mevzilere gönderilmişti. İleri Tabyanın önünde Dağyenice yolunun hemen kuzeyindeki ileri mevzilere gönderilmiş olan Alaiye Taburu; 1. Ve 3. Bölükleri birinci hatta 2. Bölüğü, bu iki bölüğün gerisindeki hendekler içindeydi. Taburun 4. Bölüğü de 9. Tümenin ihtiyat kuvveti olan, Kayseri Taburunun yanında bulunmaktaydı.

Alaiye Taburunun Şehit Edilmesi

Alaiye Taburunun sağında, Mürettep Nizamiye, 26. Ve 27. Piyade Alaylarının Mürettep taburları, solunda 87. Piyade Alayının 3. Taburu ile 85. Piyade Alayının 3. Ve 2. Taburları mevzilendirilmişti. Alaiye Taburu, Uşak Tabyasına giden yolun hemen kuzeyinde ve İleri Tabyanın önündeki mevzileri işgal etmiş bulunması dolayısıyla, taktik bakımından 9. Tümenin savunma bölgesinin en kritik yerinde bulunuyordu. Tabur, buraya geldiği zaman; gece olduğu için sağındaki ve solundaki birliklere gerektiği şekilde keşif ve irtibat işlemlerini yapmamış ve bu husustaki faaliyetlerini de geliştirememişti. Taburun kendi cephesi ilerisindeki Bulgar kuvvetleri ve Türk birlikleri hakkında da yeterli bilgisi yoktu.

Her ne kadar 3. Kolordu savunma bölgesi 17 Kasım 1912 gecesi, Mahmut Muhtar Paşa’nın karargâh subayları tarafından gezilmiş, yerleşme ve irtibat işleri kontrol edilmişse de bu konular tümence gerektiği şekilde yerine getirilememişti. Eğitimi çok zayıf olan taburun subay ve erleri, burada aldığı görevle bağdaşmayacak bir şekilde emin ve rahat bir yerdeymiş gibi cephesindeki Bulgar kuvvetleri için yeterli emniyet birlikleri dahi çıkarmadan, tam istirahate geçmişti. Hepsi de yorgun ve bitkin bir halde uykuya dalmışlardı.

İleri Tabya önündeki ileri mevzilerde bulunan Alaiye Taburunun karşısındaki Bulgar kuvvetlerinden 2. Tugayın Dağyenice yolunun kuzeyinde, 29. Piyade Alayı, bu yolun güneyinde 32. Piyade Alayı bulunmakta ve ihtiyatı ise, 29. Piyade Alayının gerisinde idi. Tugay bölgesindeki topçu birlikleri, tugayın 18 Kasım 1912 günü sabahı yapacağı taarruzu, ateşleri ile destekleyecekti.
29. Piyade Alay Komutanı, 2. Tugay Komutanından aldığı taarruz emrine göre, 42. Piyade Alayının 1. Taburuyla, takviye edilmiş olarak İleri Tabyayı ele geçirmek maksadıyla, 32. Piyade Alayı ile birlikte 18 Kasım 1912 günü saat 06.00’da taarruza başlayacak şekilde, 1. Ve 3. Taburlar birinci hatta 2. Tabur, 1. Taburun gerisinde, alay ihtiyatı olarak taarruz çıkış mevzilerini işgal etmiş bulunuyorlardı.

Alaiye Taburunun Şehit Edilmesi

Alayın kuzeyinde, 1. Tugay birliklerinden 24. Piyade Alayı güneyinde de 32. Piyade Alay birlikleri vardı.
Saat 06.00’da başlayan 29. Piyade Alayının taarruzu, 1. Tabur bölgesinde kolaylıkla gelişti. Kısa zamanda İleri Tabya ele geçirildi. Kuzeydeki 3. Bulgar taburu ise, ancak İleri Tabyanın kuzeyindeki Türk savunma mevzilerine kadar ilerleyebilmişti. 1. Bulgar taburu, İleri Tabya istikametinde ilerlemesine devam ederken, İleri mevzilerin hendek ve çukurları içinde uyku halinde bulunan Alaiye taburunun bu durumundan faydalanarak, taburun emniyet kuvvetleriyle uyanık olan nöbetçilerin ateşlerine rağmen hücuma geçti.
1. Bulgar Taburu, hücumunu ilk önce önde bulunan 1. Ve 3. Bölükler üzerine yaptı. Bu hücum sırasında uyanan Türk erleriyle Bulgar erleri arasında süngü süngüye çarpışma başladı. Her iki taraftan da ölü ve yaralılar vardı. Bu çarpışma sırasında, her iki taraftan da süngülerin birbirlerinin göğüslerinde saplanmış bir halde bulunanlar da görülmüştü.
Uykuda olanların hepsi de süngüden geçirilmişti.
1. Bulgar Taburu, bu iki bölükten sonra, gerideki 2. Bölük üzerine taarruzunu yöneltti.

Bu hücumda 2. Bölük erlerinin bir kısmı şehit edildi ve bir kısmı da geriye çekilmek zorunluluğunda bırakıldı.
Bu sırada Alaiye Taburunun kuzeyinde mevzilenmiş bulunan Mürettep 27. Piyade Alayı, Taburunun da geri çekilmesi karşısında, 1. Bulgar Taburu kolaylıkla İleri Tabyayı eline geçirdi.
29. Piyade Alayının güneyindeki 32. Piyade Alay birlikleri, bulunduğu yerde duruyor ve kendi komutanlarından emir almadıklarını ileri sürerek ilerlemiyorlardı.
29. Bulgar Piyade Alayının baskın şeklindeki taarruzu, bu suretle geliştiği anda, 2. Bulgar Tugay Komutanının ve 3. Bulgar Tümen Komutanının bu taarruzlardan ve İleri Tabyanın alındığından ve hatta alayın durumundan bile habersizdiler. Alay Komutanı, bu baskın şeklindeki taarruz konusunda, komşu birliklerle koordinasyon yapmadığı gibi, kendi birlikleri arasında bile işbirliği sağlayamamıştı.

İleri Tabya Bulgarların Eline Geçiyor

İleri Tabyanın, Bulgar kuvvetlerinin eline geçtiği, bu bölgede savunma yapan Türk kuvvetleri tarafından da anlaşılamamıştı. Alaiye Taburunun 2. Bölüğünün geri çekilen erleriyle birlikte bulunan 2. Bölük Komutanı da bu konuda hiçbir kıtaya haber vermemişti.

İleri Tabyanın, Bulgar kuvvetlerinin eline geçtiğini Komutanlık Tabyasına gelen 3. Kolordu Komutanı ve kurmaylarının, İleri Tabyada bulunan Bulgar kuvvetleri tarafından açılan ateşlerle, yaralanmaları sonucu anlaşılmıştı.

Sabahın erken saatlerinde, silah seslerini duyan Alaiye Taburunun güneyinde, ileri mevzilerde bulunan 87. Piyade Alayının 3. Tabur Komutanı, durumu yakından görmek üzere İleri Tabyaya gittiyse de şehit oldu. Bu durum karşısında 87. Piyade Alayının 3. Taburu zaman geçirmeden İleri Tabyadan, Bulgar kuvvetlerini atmak için taarruza başladı.

Çok geçmeden kolordu komutanının emirleriyle, 86. Piyade Alayının 2. Taburu, Mürettep Nizamiye Alayının Mürettep 25. Alay Taburu, 26. Ve 27. Alaylardan geri çekilen birkısım kuvvetleri topçu ve makineli tüfeklerin ateş desteğindeİleri Tabya istikametinde karşı taarruza başladılar.

Bu taarruzun başlamasından hemen sonra, Mahmut Muhtar Paşa, yaralı olarak Tümen Seyyar Hastanesine gönderilmekteyken, bölgede bulunan 29. Tümen Komutanını yanına çağırarak sözlü olarak “Komuta sizdedir, İleri Tabyada düşman iki bölük kadardır, derhal taarruz edin” emrini verdi. İleri Tabyaya taarruz etmekte olan 87. Piyade Alayının erlerini görerek onları yüreklendirdi ve bu düşmandan intikamını almalarını istedi.

29. Tümen Komutanı Taarruz Emrini Veriyor

29. Tümen Komutanı, cephedeki topçu ateşleri desteğinde olarak İleri Tabyaya taarruza başlamış bulunan 86. Piyade Alayının 2. Taburunu takviye İleri Tabyaya taarruz etmekte olan 87. Piyade Alayının erlerini görerek onları yüreklendirdi ve bu düşmandan intikamını almalarını istedi.
29. Tümen Komutanı, cephedeki topçu ateşleri desteğinde olarak İleri Tabyaya taarruza başlamış bulunan 86. Piyade Alayının 2. Taburunu takviye etmek üzere, bu alayın 1. Taburunu da ikinci hatta olarak taarruza sevk etti.

29. Bulgar Piyade Alay birlikleri, topçu ateşleri karşısında, İleri Tabyadan daha ileri gidemiyorlardı. Tugay ve Tümenden büyük takviye kuvvetinin gelmesini bekliyorlardı. Tümence, bu kritik durumda, takviye edilmesi için, 42. Piyade Alayının bir taburuna emir verdiği halde, bu tabur da ancak saat 10.00’da hareket edebilmiş, diğer takviye kuvveti olarak gelmesi istenen bir tabur da bazı bahanelerle gelmemişti.

29. Bulgar Alayının güneyindeki 32. Bulgar Piyade Alayı ise, taarruza başlayamamış, hatta buradaki tabur komutanı, taburun emir ve komutasını bırakarak geride saklanmış bulunuyordu. 29. Bulgar Piyade Alay Komutanının müdahalesiyle, bu birlikler taarruzlarına başlamışsa da Türk kuvvetlerinin mukavemetleri ve Türk topçularının etkili ateşler karşısında, daha ileri gidememişlerdi. Türk obüslerinin İleri Tabya üzerindeki mermilerinin etkileri çok korkunç olmuştu.

İleri Tabya istikametinde ilerlemekte olan Türk karşı taarruz kuvvetleri de İleri Tabyaya varmış bulunuyordu.
29. Bulgar Piyade Alay Komutanı, bütün ümitlerin yitirmiş bir halde, İleri Tabya’dan geri çekilmeye başladı. Geri çekilme sırasında Alay Komutanı da yaralılar arasındaydı. Başarılı bir şekilde karşı taarruza devam eden Türk kuvvetleri, tekrar İleri Tabyayı geri aldı.

Çatalca’da Şehitler Veriliyor

2. Bulgar Tugayı Komutanı, İleri Tabyayı tekrar ele geçirmek maksadıyla, 42. Bulgar Piyade Alayı ile bir karşı taarruzun yapılması için 3. Tümen Komutanından müsaade almışsa da kuvvet ve hava durumu dolayısıyla, böyle bir taarruzdan vazgeçti. Tugay birlikleri verilen emirlere göre, eski mevzilerini işgal ve tahkim etmeye başladılar ve İleri Tabya olayı da son bulmuş oldu.
Alaiye Taburunun, yapılan hücum sırasındaki muharebe zayiatı 7 Subay, 150 er şehit olarak saptanmıştır.

Alaiye Taburundan şytehit düzen subaylardan birisi tabur Komutanı Binbaşı, iki Yüzbaşı ve dört Teğmen idi. İleri Tabya istikametinde taarruza katılmış olan birliklerden 87. Alay Piyade Alayı’nın 3. Taburu da bu muharebede 48 yaralı, 13 şehir vermişti. 86. Piyade Alayı’nın 2. Taburu’ndan da iki Yüzbaşı, üç Teğmen ve 70 Er Şehit oldu. Bulgar kuvvetleri, bu muharebede yedi Subay ve 200 kadar er ölü vermişlerdi. Gerek bu muharebede ve gerek 17 Kasım 1912 günü bu bölgede yapılan mukarebelerde Bulgar kuvvetleri 20’den fazla subay ve 1.000 kadar Er ölü bıraktıkları anlaşılmıştı. Bu ölülerden tabya yakınında bulunan 7 subay ile 160 er, orada gömülmüşlerdi.
[M. Kadri ALASYA, Balkan Harbi; Birinci Çatalca Muharebesi, Genelkurmay ATASE Yayınları, Ankara:1983, s. 193-196]

Kasım Bolat’ın yayına hazırladığı ve Kurmay Yarbay Bursalı Mehmed Nihad tarafından kaleme alınan “Balkan Harbi’nde Çatalca Muharebesi” kitabında Bursalı Mehmed Nihad, Alaiye Taburu zayiatının 650’den fazla olduğunu belirtmektedir.
Diğer yandan Kasım Bolat’ın ilk defa gün yüzüne çıkardığı belgelerde 87. Alay Trabzon Gönüllülerinin 18 Kasım 1912 gün Bulgarlarla yaptığı mücadele 400 kadar şehit verdiğini tespit etmiştir. Yine aynı belgeye göre bu mücadele Bulgarlar da 3.000 kayıp vererek geri çekilmek zorunda kalmışlardır.
87. Alay bu muharebede çok değerli 3. Tabur Komutanı Bnb. Mehmet Ali Bey’i ve Gönüllüler Bölüğü Komutanı Arap Hafız’ı kaybetmişlerdir. Bu iki kahraman komutanın mezarları bugün İleri Tabya’daki Alaiye Şehitliğinde olduğu tespit edilmiş İsimlerinin yazılı olduğu kitabe bugün Alaiye Şehitliği iç kısmında Osmanlıca olarak durmaktadır.

Alaiye Şehitliği Nerede?

Alaiye Taburunun Şehit Edilmesi konulu yazıda tüm detaylarının aktrıldığı Alaiye Şehitlerimizin yattığı Alaiye Şehitliği, Çatalca’nın Dağyenice Köyü’ndedir. Yolunuz düşerse bu şehitliği ziyaret edip, ruhlarına bir fatiha hediye etmeyi unutmayınız.

Kaynak : Gökhan Karataş, Kasım Bolat